Ultra Maraton
Son zamanlarda ülkemizde çok sayıda koşucunun katılım sağladığı pek çok ultra maraton bulunmakta. Hızla popülerleşen her şeyde olduğu gibi, ultra maratonlarda da hızlı büyüme bir takım sorunları beraberinde getiriyor.
Tanım olarak, maraton mesafesi olan 42.195 metrelik mesafenin üzerindeki her koşuya ultra maraton denir. Ancak bu tanımlama, minimum 42196 metrelik bu serüveni anlatabilmek için yeterli değildir. Ultra maratonun temelinde her türlü doğa şartında kısmi veya tamamen kendi kendine yeterlilik esası yatmaktadır. Yani bir ultra maratoncu, “her türlü ortamda kendi olanaklarıyla ve kendi kendine mesafe kateden sporcu” demektir. Yağmurda, karda, güneşin ortasında, çölde, buzulda, ormanlarda ve patikalarda yol almak gerekir “bir ultra maratoncuyum” diyebilmek için. Bununla birlikte, gecenin zifiri karanlığında doğadaki hayvanlarla nefes nefese ilerlemek, çölde yılanlarla yol almak, 4000 m irtifada yıldırımdan korunarak ilerlemeyi bilmek de ultra maratoncu olmanın gerekliliklerindendir. Tüm bu tanımları göz önüne aldığımızda, esas sorgulanması gereken ultra maratona “yarış” demenin ne kadar doğru olduğudur. Daha doğru bir tanımlamayla, kişinin doğa ile mücadelesi ve hatta doğa ile uyumlu bir şekilde, hayatta kendi kendine idame ederek mesafe kat etmesi olarak tanımlayabiliriz ultra maratonu. İşte bu nedenle yol koşularından ayrılan ultra maraton; aslında hayatın kendisidir.
Tüm bu tanımlamaların sonunda, ultra maratoncunun kendine yeterliliğini sağlayabilmesi için yanında bulundurması gereken bazı malzemeler olduğunu belirtmek istiyorum. Özellikle koşucuların güvenliğini sağlama sorumluluğunu da üstlenmiş yarış organizasyonları, koşulacak bölgenin iklimine, anlık hava durumuna, coğrafi yapısına, koşulacak mesafeye ve o bölgede yapılan koşulardan elde edilen deneyimlere dayanarak, yarışa özel zorunlu malzeme listesi yayınlamaktadır. Bu malzemeleri teker teker irdelemeden ve incelemeden önce, bu ekipmanların sadece kurallara uymak adına değil, zor arazi koşullarında ve ihtiyaç halinde gerçekten koşucunun hayatını kurtarmak üzere taşınan malzemeler olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bu nedenle bu malzemelerin, organizasyonlar tarafından istenen ve belirtilen özelliklerde olması önemlidir. Örneğin; 10.000/mm³ su geçirmezliğe sahip bir yağmurluk zorunlu kılınıyorsa, elde yok veya “ihtiyacım olmaz” diye uyduruk bir yağmurluk taşımak doğru bir yaklaşım değildir. Ayrıca, ultra maratonun kişisel yeterlilik esasına dayandığını hatırlayacak olursak, herkesin kişisel yeterlilik için farklı malzemelere ihtiyaç duyabileceğini de eklemek ve gereğinde organizasyonlar tarafından kural olarak konmuş zorunlu malzemeler haricinde başka malzemelerin de taşınmasının gerekli olabileceğini unutmamak gerekir.
Kaynak: TeamRunBo

